Neden? 2 April 2007
Posted by mertyildirim in Uncategorized.add a comment
Bloglar devam etsin mi etmesin mi? Etmemesi için ciddi bir neden görmüyorum. Ayrıca bloglardan bahsedilmemesi durumunda derste yarım saatten daha fazla bir boşluk oluşacak, bu boşluğu neyle dolduracağımız çok önemli. Böyle bir durumda o boşluk en az blogların tartışılması kadar etkili bir içerikle doldurulmalı.
Kolb’s cycle’a değinilecek pek de birşey yok aslında çünkü olay gayet açık. Konu üzerine biraz daha bilgi edinmek isteyen arkadaşlar için;
Kolb’s Cycle & Experiential Learning Cycles
Bu hafta birşey dikkatimi çekti, ilk dersten itibaren bir takım oyunları oynadık ve bunlardan bazıları oldukça eğlenceli geçti, ama eğlence bir tarafa biz bu oyunları neden oynadık sorusu geliyor insanın aklına. Oynadık eğlendik ama amaç neydi, sadece eğlenmek değildi herhalde(ki olmamalı)? Özellikle bu haftadan sonra, oynadığımız oyunlar hakkında yetersiz bilgilendirildiğimizi düşünmeye başladım, burada bilgilendirilmekten kastım oyunu nasıl oynacağımız anlamında değil oyunu neden oynadığımız.
Merak ettiğim nokta şu; oyun bizlere birşeyler katsın, bir farkındalık yaratsın diye mi oynanıyor; yoksa amaç oyunlardaki performansımızı ölçerek bizlerle ilgi değerlendirme yapmak, bir sonuca varmak mı? İkinci durumun geçerli olduğunu hisseder gibiyim umarım yanılıyorumdur.
Bu haftaki oyunu oynamamızdaki amaç nedir hala anlayabilmiş değilim, acaba bu oyunun bize katkısı nedir. İletişimin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaksa ki biz bunu zaten biliyoruz, bir beceri kazandırmaksa mühim olan strateji geliştirmeden yapmak deniliyor. Peki o zaman ne?
Nasıl ki işlenen herhangi bir derste öğrencilerin edinmesi hedeflenen bir takım kazanımları varsa, oynadığımız oyunlarda da böyle bir durum olması gerektiği düşünüyorum; eğer böyle bir durum söz konusu değilse biz bu oyunları ders mahiyetli değil de geyiğine oynamış oluruz. Bu açıdan hocamızın oyundan önce olmasa bile (bazı oyunlar için başlangıçta bilmememiz gerekiyor olabilir) en azından oyun sonrasında “bu oyunu oynadık çünkü bu oyunu şununla ilintili, sizlere şunu katmayı hedefliyor” vs demesinin daha anlamlı olacağı kanaatindeyim. Tamam herkesin kendince farklı kazanımları olabilir, herkes kendince birşey çıkartacaktır oyundan, fakat oynadığımız her oyunun bizlerin edinmesini beklediği ortak kazanım(lar)ı olması gerekmez mi?
Gruplardaki kişi sayısının az olması kararı güzel, ancak “o yemek bitecek!(sen anlamazsın ne zaman doyduğunu)” şeklinde yaklaşılması üzücü. Grupların kurulması sürecindeki olay şöyle;
o yemek bitecek = gruplar kurayla oluşturulacak
(sen anlamazsın ne zaman doyduğunu) = (sen bilmezsin grup oluşturmayı)
Benim şaşırdığım bir nokta var, bazı arkadaşlar güzel bulmuş grupların oluşturulma şeklini. Acaba ben mi garibim çünkü neredeyse bunu bize yapılmış bir hakaret sayacağım, neyseee.
Herhangi birşey demek için erken fakat birşeyler yolunda gitmeyecekmiş gibi sanki. Proposal hazırlamamız ve derse çıktısı alınmış şekilde gelmemiz istendi ancak nasıl bir proposal birçok kişinin kafası soru işaretiyle doluydu, en azından nasıl bir formatta hazırlanması gerektiğinden bahsedilebilirdi.
Biraz sitem dolu bir blog oldu bu hafta, samimiyet demiştik hani, işte bunlar samimi olarak hissettiklerim, reyting ya da kameralara oynama merakından değil, zira bu tarz yaklaşımlar bazen bir cana mal olabiliyor. (bkz:Levent’te trafik kazası sonrası kurtarma rezaleti)
Görüşmek üzere